Osman Şahin güven tazeledi Osman Şahin güven tazeledi
Evet! İyisiyle kötüsüyle bir yıl daha geçti. Ortalık savaş haberleri ile çalkalandı. Pandemi de zam yapamayanlar bunun acısını kötü çıkarttılar. Çin’e karşı oluşturulan boykotlar, gün yüzüne çıkmaya başladı. Rusya’yı boykot edelim derken Avrupa boykotun alasını gördü. Türkiye ve hükümet ise kendisine karşı yapılacak bir saldırıya karşı harıl harıl silah üretmeye çalışıyor. Diğer taraftan ise mazlum ülkelere ağabeylik mücadelesinde… İHA, SİH derken Kızıl Elma ve ANKA 3 üretime başladı. Her ne kadar jelibon çıkacak diyorlarsa da, gazda karaya ulaşmak üzere… Gabar’a yaklaşmamamız için terör yuvası haline getirilen dağdan, ciddi bir petrol rezervi olduğu ortaya çıktı. Diyarbakır’da adam ‘’Tarlamdan petrol çıktı.’’ diye bağırınca, burada petrol yok diye tarladan sızan petrolün üzerine beton dökenler, bu betonun kaldırıldığını gördüler. Aslında bizim siyasette en büyük sorunumuz ‘’Bizim oğlan’’ meselesidir. Hata da yapsa, bizim oğlanı kınamayız, hatta arka çıkarız. Karşı taraf dünyaları ayağına serse, beyin körü rolünü oynar, bir kulp bulmaya çalışırız. Sol muhalefetin en önemli şiarlarından biri budur. Bu durum İnönü’ye kadar gider. Tamam, iyi yapılanı tasdik etmesen de, ‘’Bu iktidar döneminde bir tane fabrika açıldı mı da’’ deme.’’ Ya da ‘’Osmanlı döneminde, bir km demiryolu mu vardı.’’ deme… Bu eleştiri yapayım derken, eleştirilmenize neden olmaktadır. Gelelim ETY konusuna. Çalışanlara demişler ki, siz şu kadar prim yatırırsanız emekli edeceğiz. İnsanlarda, çalışmışlar çabalamışlar, emekli olmayı düşünürken yaş haddi çıkartılmış ve emekli olmalarını önü bir süreliğine kapatılmış. Yani yıl dolabilir ama yaşta şu olacak denmiş. Bu maç oynanırken, kural değiştirmedir ki, bizim de yaşadığımız bir mağduriyeti burada anlatmak isterim. 3 Ocak 1961'de kabul edilen kanuna göre, "Milli Savunma Bakanlığına bağlı olmak ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına bu kanunda yazılı sosyal yardımları sağlamak ve merkezi Ankara'da bulunmak üzere (Ordu Yardımlaşma Kurumu)" teşkil ediliyordu. Böylece 1 Mart 1961 tarihinde OYAK resmen kurulmuş oldu. Ardından memurlara dönük MEYAK kuruldu. Ancak MEYAK yürümedi ve battı. Ama OYAK’ın maşallahı var, emekli olan askeri personelimiz, emekli tazminatlarından fazla burada da biriken primlerini alarak, rahat bir emekli yaşamına başlamaktadırlar. Bunu gören rahmetli Özal, dar gelirliye bu sisteme benzer bir sistemle konut sahibi yapmak için belli bir oranda maaştan kesinti için yasa çıkarttı. Memuru, işçisi kaynağından kesilen bu meblağlar ile ev hayali kurmaya başladılar. Ancak bunun kaderi de MEYAK gibi oldu ve bu paralarını isteyen memur ve işçilere hükümet bu paralarını ödeyemeyiz dediler. Nasıl yani hele benim gibi özel sektörde çok yüksek ücret alanlardan kesilen paralar ciddi bir meblağa ulaşmıştı. Sonunda Sayın Erdoğan bu sizin hakkınız dedi ve bizim paralarımızı ödedi. İnanın öyle an geldi ki, ev kiralarımızı bu ay ay ödenen para ile ödedik. Şimdi ise EYT konusu gündem de, şunun farkındayım ki bu hükümeti de özel sektörü de zorlayacak. Ancak şunun da farkındayım ki, bu yara kapanmaz ise adalet yerini bulmayacak. O nedenle bizim tasarruflarımızı bu hükümet nerden buldu ise ödedi, inşallah bu EYT paraları da bulunup bir an önce bu adaletsizlik giderilecektir. YENİ KİTABIM ÇIKTI Ben vatansever bir insanım. Adalete inanırım. Bir konuyu örtbas ederek saklanır ve o kişilerin yaptıkları gün yüzüne çıkarılmaz ise bunun adaletsizlik olduğuna da inanırım. Bu amaçla, Tarih Yüksek Lisans Diplomamın verdiği özgüvenle, geri de kalmış, hizmetleri görülmemiş, takdir edilmemiş ya da yeterli ölçüde takdir edilmemiş kişi ve kuruluşları ön plana çıkartarak yazmaya çalışıyorum. Bu son çalışmam da sıcak savaşın yaşandığı Ankara ve çevresinde, nasıl mücadele yapıldı ise İstanbul’da da aynı sıcak ve soğuk mücadelenin verildiğini belirtmek istedim. İstanbul’dan kaçırılan tonlarca cephane, silah, at nalı, araba dingili ve istenen diğer malzemenin nasıl vapurlara yüklenerek Anadolu’ya gönderildiğini ve bunu yapan teşkilatları yazdım. Malum herkes sıcak savaşı yazar. Peki, bu sıcak savaşı yapmak için cephane nereden geldi, at nalı, mühimmat, hatta katırların çektiği top arabaların dingilleri nereden sağlandı. İşte İstanbul’un vefakâr gizli teşkilatları, Ankara’nın bu isteklerini karşılamak için can siperane mücadelesini güzel bir dille anlatmaya çalıştım. Vatana millete hayırlı olsun.
Editör: TE Bilisim