Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem hipnozla ilgili açıklamalarda bulundu. Hipnoz’un korkulacak bir tedavi yöntemi olmadığını ifade eden Erdem, “Hipnoz, sigarayı bıraktırma, duygusal yemek yeme, kekemelik, cinsel terapi gibi birçok konuda kullanılabiliyor” dedi.

Çölyak hastalığı farkındalık haftası Çölyak hastalığı farkındalık haftası

Hipnozlu tedaviyle ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem, “Hipnoz aslında beynimizin, bizim için oluşturduğu yeni bir gerçeklik durumudur. Aslında biz gün içerisinde hepimiz defalarca hipnoz anını, hipnoz durumu yaşarız. Genelde hipnozun girilen bir yer olarak ya da işte uyuma gibi tarif ederiz ama tam olarak öyle değildir. Çünkü girilen çıkılan ya da uyumayla alakası olan bir şey değildir. Çünkü hipnozun Latince’den gelen anlamı belki uyku olsa da tam olarak uyku hali değildir. Tam tersine aslında bilinçli halidir. Hatta bilincin bir yere daha üst düzeyde yüzde işte bin civarında bir yere odaklanmasıdır. Dolayısıyla hipnoz bilincin tamamen açıldığı bir bilinç durumudur” dedi.

“Hipnoz ile sigara bırakmak mümkün”

Kekemelik ve sigara bırakma gibi birçok hastalığın tedavisinde hipnozun büyük bir etkisi olduğunu vurgulayan Erdem, “Psikiyatristler ve klinik doktorları belli sorunların tedavisinde hipnozu kullanıyorlar. Diş hekimleri diş çekiminde korku yaşayanlarda, mide bulantısı yaşayanlarda ve ağrıyla ilgili sorun yaşayanlarda, iğne olamayanlarda, iğne yaptıramayanlarda kullanılıyor ve bu hipnoz etkisiyle ağrı yaşamadan ya da mideleri bulanmadan ya da herhangi bir doktor korkusu olmadan dişlerinin tedavisini yaptırabiliyorlar. Klinik psikologları da yine kendi uzmanlık alanlarındaki konularda çalışıyorlar. Hipnoz, örneğin sigarayı bıraktırma konusunda, duygusal yemek yeme konusunda, kekemelik ve benzeri tüm sorunlarda cinsel terapilerde kullanılabiliyor” diye konuştu.

“Hipnozun, filmlerdeki gibi insanın istemediği bir şeyi yaptırma gücü yoktur”

Hipnozun korkulacak bir şey olmadığının altını çizen Erden, “ Zaten defalarca gün içerisinde girdiğimiz bir şeyse korkacak bir şey yok. Buradaki ana mantık şu, filmler, diziler ve benzeri yerlerde insanlara şöyle sunuyorlar ya işte hipnoza giriyor ve çıkamıyor. Ya da işte hipnoza giriyor, uyku durumunda, işte bir şeyleri çalınıyor falan filan ya da istemedikleri bir şeyler yaptırıyorlar. Hipnozun herhangi bir şekilde bir insanın istemediği bir şeyi yaptırma gücü yoktur. Yani hipnozu aldım hadi bakalım git şunu öldür, ya da git şunu soy, ya da git şuna zarar ver gibi bir durum söz konusu değildir. Çünkü öyle bir telkinde bireyin bilinci açılır ve kesinlikle o istenmeyen, yani suç teşkil eden ya da kişiye ya da bir başkasına zarar verecek bir davranışı kişi asla gerçekleştirmez. Hipnozu böyle bir etkisi yoktur” dedi.

“Hipnozla dikkat dağınıklığım azaldı”

Dikkat dağınıklığı problemi için hipnoz tedavisine başvurduğunu söyleyen Aslı Bozdağlı ise “Benim aslında dikkat dağınıklığım vardı. Ahmet Hoca’yla da zaten tanışıyoruz. Aynı zamanda onun öğrencisiyim. Hipnozla ilgilendiğini yani hipnoz üzerinde çalıştığını öğrendikten sonra yani çok merak ettim aslında. Hani bunun üzerinde bir etkisi var mı? Ya da nasıl işliyor? İki seans geldim. Etkileri aslında gayet istediğim dereceye ulaştım. Yani dikkat dağınıklığım azaldı ve normale göre birazcık daha böyle rahat ve böyle relaks bir şekilde hayatıma devam edebiliyorum. Seanslarda işte önce hipnoza girme kısmı oluyor. Ondan sonra zaten Ahmet Hoca’nın elinde daha çok. Yani daha rahatlamaya yönelik, işte dikkat dağınıklığını önlemeye yönelik çalışmalar yapıyoruz” dedi.

Kaynak: iha